Egemenlik ve Küresel Hesap Verebilirlik: İnsan Haklarının Uygulanmasındaki Zorluk

Uluslararası hukuk, devletlerin kendi toprakları ve yönetimleri üzerindeki egemen yetkisine dayanan bir ilke üzerine kuruludur. Devlet egemenliği, Birleşmiş Milletler Şartı tarafından korunmakta ve bir devletin iç işlerine yönelik her türlü dış müdahaleyi yasaklamaktadır. Egemenliğin korunması ilkesi, küresel hesap verebilirlik söz konusu olduğunda önemli zorluklar yaratmaktadır. Uluslararası insancıl hukuk ve insan hakları hukuku, devletlere ve bireylere temel insan haklarına saygı gösterme ve savaş suçları, soykırım ve insanlığa karşı suçlar gibi vahşetleri önleme yükümlülüğü getirmektedir. Devletler sivilleri bu tür ağır suçlardan korumakla sorumlu olsalar da, hesap verebilirliğin sağlanması çoğu zaman egemenlik ilkesine dayanılarak sınırlandırılmaktadır. Bu makale, egemenlik ve küresel hesap verebilirliğin hukuki temellerini ve bunların uluslararası bağlamda insan haklarının uygulanmasındaki rolünü incelemektedir.

Yazar: Deniz Kalaycıoğlu


International law is built on the principle that states have sovereign authority over their territory and governance. State sovereignty is protected by the UN Charter, which prohibits any and all external interference in a state’s internal affairs. The principle of maintaining sovereignty creates significant challenges when faced with global accountability. International humanitarian law and human rights law impose obligations on states and individuals to act in respect of fundamental human rights and prevent atrocities such as war crimes, genocide and crimes against humanity. Although the states carry the responsibility to protect civilians from atrocious crimes, the enforcement of accountability is frequently constrained by the invocation of sovereignty. This article explores the legal foundation of sovereignty and global accountability and their role in enforcing human rights in an international context.

Author: Deniz Kalaycıoğlu