1951 Mülteci Sözleşmesi ve Mülteci Hakları Üzerindeki Etkinliği
TR:
1951 Mülteci Sözleşmesi, özgün adıyla “Mültecilerin Hukuki Statüsüne İlişkin Sözleşme”, uluslararası mülteci hukukunun temelini oluşturmuştur. İkinci Dünya Savaşı’nın ardından hazırlanmış olan bu Sözleşme, zulümden kaçan kişilerin sığındıkları ülkelerde korunmalarını ve temel özgürlüklerinin güvence altına alınmasını amaçlamıştır. Günümüzde de kimlerin mülteci statüsüne hak kazandığını ve bu kişilerin hangi hukuki güvencelerden yararlanacağını tanımlamaya devam eden Sözleşme’nin 146’dan fazla taraf devleti bulunmaktadır. Ancak, dünya genelinde yerinden edilme krizleri büyürken; kısıtlayıcı politikalar ve zorunlu göçün yeni biçimleri gibi çağdaş sorunlar karşısında Sözleşme’nin mülteci haklarını koruma kapasitesine yönelik zorluklar devam etmektedir. Bu analiz, Sözleşme’nin güçlü yönlerini, eksikliklerini ve mülteci koruması açısından günümüzdeki geçerliliğini değerlendirmeyi amaçlamaktadır.
Yazar: Ela Tunç
ENG:
The 1951 Refugee Convention, originally titled “The Convention Relating to the Status of Refugees,” laid the foundation of international refugee law. Drafted after World War II, it aimed to ensure protection and fundamental liberties for people escaping persecution in host countries. The Convention continues to define who qualifies as a refugee and the legal safeguards to which they are entitled, and it currently has over 146 State parties. However, challenges to the Convention’s ability to uphold refugee rights persist in the face of contemporary issues such as restrictive policies and emerging forms of forced migration, as displacement crises grow worldwide. This analysis will assess the Convention’s strengths, shortcomings, and ongoing relevance in refugee protection.
Author: Ela Tunç