Neoliberalizmin Tarihçesi

TR:

Neoliberalizm, o denli yaygınlaşmıştır ki artık pek çok kişi onu bir ideoloji olarak değil, bir “doğa yasası” olarak algılamaktadır. Keynesyenizmin enkazı arasından doğan ve seçkin çıkar grupları tarafından agresif biçimde desteklenen neoliberalizm, piyasayı yanılmaz; insan rekabetini ise erdemli olarak çerçeveler. Derinleşen eşitsizlik, kötüleşen kamusal hizmetler ve demokrasinin aşınmasına dair onlarca yıla yayılan kanıtlara rağmen, bu ideolojinin hâkimiyeti büyük ölçüde sorgulanmamaktadır. Ekonomik tabakalaşma ve marjinalleşmenin arttığı, zenginlerin herkesin pahasına daha da zenginleştiği bir dönemde siyasetçilerin temel ekonomik nedenleri görmezden gelerek bunun yerine ırk, cinsiyet ve din üzerinden bölünmeleri körüklemesi özellikle düşündürücüdür. Bu makale, neoliberalizmin ideolojik kökenlerinden uluslararası deneylerine ve Batı siyasal gücü aracılığıyla kurumsallaşmasına uzanan tarihsel gelişimini izlemekte; onun tarafsız bir ekonomik stratejiden ziyade, seçkinlerin denetimini pekiştiren ve kolektif sorumluluğu zayıflatan bilinçli olarak tasarlanmış bir sistem olduğunu savunmaktadır.

Yazar: Zeynep Duru Görmeli


ENG:

Neoliberalism has become so widespread that many no longer recognize it as an ideology, but rather as a “natural law.” Emerging from the ruins of Keynesianism and aggressively promoted by elite interests, neoliberalism frames the market as infallible and human competition as virtuous. Despite decades of deepening inequality, deteriorating public services, and democratic erosion, its dominance remains largely unquestioned. It is provoking that at a time when economic stratification and marginalization proliferate, and when the rich grow richer at the expense of everybody else, politicians continue to ignore root economic causes and instead stir division among races, genders, and religions. This paper traces neoliberalism’s historical development, from its ideological roots and international experiments to its consolidation through Western political power, arguing that it is less a neutral economic strategy than a deliberately engineered system that consolidates elite control and undermines collective responsibility.

Author: Zeynep Duru Görmeli